Haber

İnşaat sektörü için 2017 büyüme yılı olarak gerçekleşti

İnşaat sektörü için 2017 büyüme yılı olarak gerçekleşti. İlk iki çeyrekte yüzde 5.6 ve 5.5 büyüyen sektör üçüncü çeyrekte ertelenen talebin harekete geçmesiyle yüzde 18.7 büyüme seviyesine ulaştı. Son çeyreğin de yüksek gelmesi bekleniyor.

Sektör, 2018’e temkinli yaklaşıyor. Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden inşaat sektörünün fotoğrafını KPMG Türkiye İnşaat Sektörel Bakış 2018 raporu ile çekti.

İnşaat sektörü için 2017 büyüme yılı

KPMG Türkiye İnşaat Sektör Lideri İsmail Önder Ünal, konut satışları 2017’nin ilk on bir ayında yıllık bazda yüzde 6,5 oranında arttığına dikkat çekip, tapu harcı ve KDV indiriminin bu talepte rol oynadığına dikkat çekti. Ünal, “Sektör 2017’de büyüme ivmesini sürdürdü. Geçtiğimiz yıl inşaat sektöründe rekor rakamlara ulaşıldı. Bu tabloda hükümet teşvikleri önemli rol oynadı. Sektörü etkileyen arz-talep dengesizliği 2018 yılında da devam ederse yakalanan büyüme ivmesi kaybedilebilir” dedi. Ünal’ın sektör raporunda dikkat çektiği rakamlar şöyle:

İnşaat sektörü büyümeye devam ediyor. 2016’nın tüm çeyreklerinde ekonomik büyümenin üzerinde bir büyüme sağlayan sektör bu çizgisini 2017’de de sürdürdü. 2017’nin ilk çeyreğinde 5,6, ikinci çeyreğinde 5,5 büyüyen sektör, üçüncü çeyrekte yüzde 18,7 ile son üç yılın en yüksek büyüme oranını yakaladı. Bu rakamla sanayi büyümesinin önüne geçen inşaat sektörünün yatırımları da yüzde 12 oranında artış gösterdi.

– Sektör, istihdama katkıda bulunmaya devam ediyor. 2017 yılının Ağustos ayında Türkiye’de istihdam edilen 28 milyon 828 bin kişinin 2 milyon 279 bini inşaat sektöründe çalıştı.

– 2016 yılını düşüş eğiliminde kapatan TÜİK’in inşaat sektörü güven endeksi, 2017’nin ilk çeyreğinde yükselişe geçti.  2017 büyüme yılı İkinci çeyrekte durağan bir görüntü çizen, üçüncü çeyrekte ise düşüş yaşayan endekse göre 2017, 2016’ya göre daha güvenli bir yıl oldu.

– 2017 yılının ilk üç çeyreğinde daire bazlı yapı ruhsatı sayısı 1,1 milyonu geçti. Ruhsat sonrasında tamamlanarak 568 bin 162 dairenin yapı izni alındı. Yapı ruhsatı sayısının, yapı izni sayısının neredeyse iki katı olması, konut stoklarının arttığını gösteriyor.

Konut satışları yüzde 6,5 arttı

– 2016’da satışlarda yakalanan artış, 2017’nin ikinci ayından itibaren devam etti. Özellikle Temmuz- Eylül ayları arasında ciddi bir yükseliş yaşandı. Kasım 2017 sonuna kadar konut satışları geçtiğimiz yıla oranla yüzde 6,5 arttı ve 1 milyon 276 bin olarak gerçekleşti.

– Konut satışlarında yüzde 16,9 ile İstanbul en yüksek paya sahip il oldu. İstanbul’u yüzde 10,8 ile Ankara, yüzde 5,9 ile İzmir takip etti. En düşük iller ise Hakkari, Ardahan ve Bayburt oldu.

– 2017’nin ilk on bir ayında Türkiye’de gerçekleştirilen 1 milyon 276 bin konut satışının yaklaşık 439 bini (yüzde 34,4) ipotekli olarak gerçekleşti. İpotekli konut satışlarında 2016 yılının aynı dönemine göre yüzde 10’a yakın bir artış oldu. Ancak aylık rakamlar incelendiğinde, ipotekli satış hızında bir yavaşlama görünüyor.

– Yabancılara konut satışı çizgisini korudu. 2016 yılında yabancılara 18 bin 189 adet konut satışı gerçekleştirilmişti. 2017’nin ilk on bir ayında yabancılara 20 bin 70 adet konut satışı yapıldı. Ekim ayında gerçekleştirilen 2 bin 677 satış ile 2013 yılından bugüne yabancılara yapılan en yüksek aylık satış gerçekleşti. Kasım satış adedi ise 2 bin 152 oldu.

– 2017 yılında en yüksek satış Irak vatandaşlarına yapıldı. Irak vatandaşlarını Suudi Arabistan, Kuveyt ve Rusya vatandaşları izledi.

2017 yılında AVM yatırımları azaldı

2017 yılında AVM yatırımlarının azaldığı gözlendi. 2017 yılının Eylül ayı itibariyle toplam 415 AVM var. Şu anda proje aşamasında 65 AVM bulunuyor ve bunların 30 tanesi İstanbul’da konumlanıyor. AVM yatırımlarında yapılan hatalar, fonksiyonunu yitiren AVM sayısını artırıyor. AVM’lerdeki toplam kiralanabilir alan stoku, 2016’ya göre yaklaşık yüzde 5 arttı. Fonksiyonunu yitiren AVM’lerin yüzde 67’sini kiralanabilir alan büyüklüğü 20 bin m2 ve üzerinde olan büyük ölçekli AVM’ler oluşturuyor.

Dev projeler ise inşaat sektörünü hareketlendiriyor. Kanal İstanbul Projesi, 15 milyar dolarlık planlanan yatırımı ile bu projelerin başında geliyor. 2023 yılında tamamlanması beklenen projede kanalın iki yakasına 100 bin adet konut inşa edilmesi planlanıyor. Bunun yanında ‘Demir İpek Yolu’ olarak adlandırılan Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi tamamlanırken, deniz üzerine yapılacak olan Rize-Artvin Havalimanı, Büyük İstanbul Tüneli Projesi ve 1915 Çanakkale Köprüsü için de çalışmalar başladı.

10 Mart 2018 / tarafından / in
Geçen yıl Türkiye’ye gelmeyen yabancı turistleri İspanya kaptı

TÜROB Başkanı Bayındır, “Geçen yıl Türkiye’ye gelmeyen yabancı turistleri, Türkiye’nin Akdeniz’deki en büyük turizm rakibi İspanya’nın kazanç hanesine yazıldı.” ifadelerini kullandı.  Turizmciler hem İspanya’dan gelen turist sayısını artırmak hem de Türkiye yerine bu ülkeyi tercih eden harcama düzeyi yüksek yabancı turistleri geri getirebilmek için kolları sıvadı. Türkiye Otelciler Birliği’nden (TÜROB) yapılan açıklamaya göre, Türkiye için turizmde hem kaynak pazar hem de Akdeniz’de en büyük rakiplerden biri olma özelliğini taşıyan İspanya, Türkiye’ye gelmeyen harcama düzeyi yüksek turistlerin en önemli adresi oldu.

Türkiye’ye gelmeyen yabancı turistleri İspanya kaptı

Turizmciler bir yandan İspanya’ya kaptırdığı turistleri geri almaya çalışırken bir yandan da Türkiye’ye gelen İspanyol turist sayısının yeniden artıya geçmesi için yoğun çaba gösteriyor. TÜROB, İspanya turizm pazarıyla ilgili bir araştırma yaparak, beklenti ve öngörüleri ortaya koydu. Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜROB Başkanı Timur Bayındır, geçen yıl Türkiye’ye gelmeyen yabancı turistlerin, Türkiye’nin Akdeniz’deki en büyük turizm rakibi İspanya’nın kazanç hanesine yazıldığını belirtti.

İspanya’nın 2017 yılında tüm zamanların rekorunu kırarak turist sayısını bir önceki yıla oranla yüzde 8,6 artırdığı ve 81,8 milyon turist sayısına ulaştığına dikkati çeken Bayındır, “Bir diğer rekor ise turizm gelirinde kaydedildi. İspanya, 2017 yılında kişibaşı bin 62 euro harcama ve toplamda 87 milyar euro turizm geliri elde etti. İspanya’da 2016’da kişi başı harcama bin 23 euro, turizm geliri ise 77 milyar euro olmuştu.” ifadelerini kullandı.

İspanya’dan Türkiye’ye gelen turist sayısındaki gerileme durdu

Bayındır, İspanyanın Türkiye için rakip olmasının yanında potansiyeli yüksek kaynak bir pazar olduğunu belirterek, 2018 yılında Türkiye’ye gelecek İspanyol turist sayısında bir toparlanma kaydedileceği, düşüş trendinin sona ereceğinin öngörüldüğünü aktardı.

Bayındır, şunları kaydetti:

“2009 yılına kadar Türkiye’nin en istikrarlı büyüme gösteren pazarları arasında yer alan İspanya pazarındaki gerileme durdu ancak durağan seyri devam ediyor. 2009 itibarıyla ülkemize yılda 500 binin üzerinde İspanyol turist gelmesi hedefleniyordu. Ancak İspanya’da baş gösteren ekonomik krize bağlı olarak 2009 yılında 376 bin İspanyol turist gelmişti. Ülkemizde meydana gelen olumsuz gelişmeler doğrultusunda 2014 itibarıyla turist sayısında gerileme başladı. 2017 yılında ise durağan seyre geçti. 2017 yılında İspanya’dan Türkiye’ye 106 bin turist geldi. Bu rakam bir önceki yıl ile hemen hemen aynı. Henüz 2009’dan oldukça düşük ama en azından gerilemenin durması olumlu bir gelişme.”

İspanya’daki 5 yıldızlı otel sayısı Antalya’nın yarısı kadar

82 milyon turiste ev sahipliği yapan İspanya’da toplam 5 yıldızlı otel sayısının Antalya’nın yarısı kadar olduğunu vurgulayan Bayındır, “İspanya konaklama kapasitesi 14 bin 659 otel ve 1 milyon 472 bin yatak. Otel yatırımları, bölgesel planlamalar çerçevesinde yapılıyor. Turist sayısındaki istikrarlı artışa karşın, otel sayısında son dört yılda kayda değer ölçüde bir değişim yaşanmadı. Yatak kapasitesi çoğunlukla 3 ve 4 yıldızlı otellerden oluşuyor. İspanya’da 289 beş yıldızlı otel faaliyet gösterirken, 2 bin 224 adet 4 yıldızlı, 2 bin 473 adet 3 yıldızlı otel bulunuyor. Oteller genellikle oda&kahvaltı bazda hizmet verirken, ‘her şey dahil’ sistemi ise yok denilecek oranda. Resort bölgesi otellerde ‘yarım pansiyon’ konaklama uygulamalarına rastlamak mümkün olmakla birlikte özellikle Madrid gibi şehir merkezlerinde oteller sadece oda (room only) satış yöntemleri uygulanıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Timur Bayındır, bu durumun, İspanya’da gastronomi turizminin gelişmiş olmasının, bireysel seyahatlerin sayısındaki artışın ve turist başına harcamanın Türkiye’ye göre çok yüksek olmasının ana sebebi olduğunu aktararak, sadece Antalya’da bulunan 405 adet 5 yıldızlı otelde 352 bin yatak olduğu göz önüne alındığında bu durumun daha iyi anlaşılacağını kaydetti.

Kaynak: AA

10 Mart 2018 / tarafından / in
Antalya’dan 2 milyon tonluk mermer ihracatı gerçekleştirildi

Port Akdeniz Antalya Limanı Genel Müdürü Özgür Sert, geçen yıl Antalya Limanı’ndan 2 milyonun tonun üzerinde mermer ihracatı yapıldığını bildirdi. Antalya Limanı’nın, Türkiye’nin 8’inci büyük limanı olduğunu belirten Sert, kentin geçen yıl ihracatında ciddi bir artış meydana geldiğini, bölgeye yeni fabrika yatırımları yapıldığını ve bu fabrikaların ihracata başladığını anlatarak, bunların da limana ciddi bir katkı sağladığını dile getirdi.

Sert, limandan konteyner cinsinden yükleme boşaltmanın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,3 arttığını kaydederek, 200 bin 117 TEU elleçleme yapıldığını kaydetti. Artışın önemli bölümünün blok mermer ihracatından kaynaklandığını belirten Sert, “2017’de 200 bin 117 yükleme boşaltma yapıldı. Liman tarihinde ikinci defa 200 bin TEU’nun üzerine çıkıldı.

Afrika’dan Avustralya’ya, Uzakdoğu’dan Amerika’ya kadar dünyanın her yerine ulaşıldı.” dedi.

Paketli çimento ihracatının ise bir önceki yıla göre yaklaşık yüzde 45 artarak 700 bin tona ulaştığını ifade eden Sert, “Ticaretten kaynaklanan sıkıntılar nedeniyle durma noktasına gelen dökme çimento ihracatı da tekrar canlandı. 2017’de çok iyi bir büyüme elde ettik, 2018’de de bu büyümeyi devam ettirmeyi, çift haneli büyüme rakamlarını yakalamayı umut ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

2 milyon tonu üzerinde mermer ihracatı

Port Akdeniz’den en fazla mermer ihracatı yapıldığını belirten Sert, “Geçen yıl 2 milyon tonun üzerinde mermer ihracatı yapıldı. Mermer, Çin’le ticarette dengesizliği kapatan temel unsurlardan biri. Port Akdeniz Türkiye’nin toplam mermer ihracatının üçte birinin gerçekleştiği bir nokta. Biz mermerde ihtisas olmuş bir limanız desek doğru olur.” diye konuştu.

Antalya’nın yanı sıra Burdur ve Isparta‘nın mermerinin Port Akdeniz’den taşındığını ifade eden Sert, şunları söyledi:

“Antalya, Türkiye’nin en büyük ihracat lokasyonlarından biri. Antalya Limanı Çin’e yapılan ihracatın temel çıkış noktası. Çin’in toplam mermer ithalatının yüzde 50’si Türkiye’den yapılıyor. Bunun yaklaşık 2 milyon tonu Port Akdeniz’den gerçekleştirildi. Önümüzdeki yıllarda mermer ihracatının daha da artacağını düşünüyoruz. Batı Akdeniz Bölgesi’nin mermeri oldukça değerli. Taşın homojen yapısı, açık ve sade renklere sahip olması ve uygun maliyetlerle erişilebilir olması ilgi görüyor.”

Geçen yıl işletme olarak hizmet şemsiyelerini genişlettiklerini de anlatan Sert, limanda bedelsiz depolama hizmeti sunmaya başladıklarını, bunun da firmaların ihracat maliyetlerini aşağıya çekmede ciddi bir katkısı olduğunu kaydetti.

Bu yıl ihracatçıya kolaylık için lojistik merkezler yaratma konusunda bir projeleri bulunduğunu belirten Sert, “İhracatçıya daha kolay taşıma ve depolama avantajı sağlayabilecek üretim noktalarında toplama merkezleri oluşturmak istiyoruz. Amacımız kara nakliyesini daha derli toplu ve efektif bir hale getirmek. Projeyi 2-3 ay içinde olgunlaştırmayı planlıyoruz.” dedi.

10 Mart 2018 / tarafından / in
Antalya, 2018 turizm sezonunda 13 milyon turist bekliyor

AKTOB Başkan Yardımcısı Kaan Kavaloğlu, bu yıl turizm sezonunun çok iyi geçmesini beklediklerini ifade ederek, Antalya’ya gelecek turist sayısının 13 milyonu bulacağını söyledi. Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) Başkan Yardımcısı Kaan Kavaloğlu, erken rezervasyonlarda artış olduğunu, Antalya’da özlenen turizm sezonunun bu yıl gerçekleşeceğini umduklarını belirtti. Antalya, 2018 turizm sezonunda 13 milyon turist bekliyor.

Şu anda Hollanda, Almanya, Belçika ve İngiltere’den yapılan erken rezervasyonlarda ciddi artış gözlemlediklerini dile getiren Kavaloğlu, şöyle konuştu:

“Avrupalı turistler yeniden Türkiye’yi tercih ediyor. Şu anda özellikle Hollanda pazarında erken rezervasyonlarda ciddi bir artış var. Hollandalı siyasetçiler ne yaparsa yapsınlar, Hollandalılar tercihini Türkiye’den yana kullanacak, bu açık şekilde görülüyor. Ruslar geçen sene rekor kırdı. İddia ediyorum ki 2016’daki Avrupalı misafir sayısı ile geçen yılki Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden gelenlerin sayısı aynı derecede artacak. Bu yıl turizm sezonunun çok iyi geçeceğini düşünüyorum. Antalya’ya yaklaşık 13 milyon turist gelecek.”

Antalya, Turizm sezonunda 13 milyon turist bekliyor

Yerli turistlerin de erken rezervasyonların avantajlarını keşfetmeye başladığını vurgulayan Kavaloğlu, “Yerli misafirler de erken rezervasyon yaptırmaya başladı. Bu bizi mutlu ediyor” dedi.

Göynüklü otel işletmecilerinden Yusuf Çelik de bu yıl geçen senelere oranla daha fazla erken rezervasyon yapıldığını anlattı.

Çelik, bu yıl Antalya’ya 4 milyonun üzerinde Rus turistin gelmesini beklediklerini ifade etti.

Geçen yıl İtalya, İspanya gibi ülkelere giden Alman turistlerin, aldıkları hizmetten memnun kalmadıkları için yeniden Türkiye’ye yöneldiklerini vurgulayan Çelik, “Özellikle Kemer bölgesi 1990’lı yıllardaki Alman pazarına dönmeye başlayacak. Hollanda pazarı da Türkiye’yi seviyor. İç pazar, Avrupa ve Rus pazarında bu sene Kemer çok iyi olacak. Kemer bu yıl turizm sezonunda Antalya ile birlikte şahlanacak” şeklinde konuştu.

“Avrupa pazarı ihmal edilmemeli”

“Türkiye ve Antalya turizminin bel kemiği Rusya ve Avrupa pazarı.” ifadesini kullanan Yağcı, Avrupa’da erken rezervasyonda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 60-80 arasında artış olduğunu, 2014 rakamlarına ulaşılması için Avrupa pazarının ihmal edilmemesi gerektiğini bildirdi.

Sezonun bu trendle devam etmesinin önemli olduğunu vurgulayan Yağcı, “Bizim 2018 ve 2019 yıllarında 2014 rakamlara dönmemiz çok önemli ama gelen turistteki artışın yanı sıra 2-3 yıl içinde fiyatların da yükselmesi lazım ki hepimizin övündüğü fiyat-kalite dengesi otursun. Yurt dışı ve İstanbul’daki turizm fuarlarından çok umutlu döndük. 2018 yılında Antalya’yı güçlü bir pazar yapısı bekliyor, ciddi artış bekliyoruz. 2018 yılında Antalya’da 12 milyon turist rakamına ulaşabileceğimizi öngörüyoruz.” diye konuştu. Kaynak: AA

8 Mart 2018 / tarafından / in
Abonelik sözleşmesi kabusuna son verin! İşte bilmeniz gerekenler

Uzun süreli ‘abonelik sözleşmesi‘nden caymak artık kabus değil. Haklarınızı bilirseniz, indirim farkı dışında herhangi bir ceza ve zorlama olmadan sözleşmeyi istediğiniz zaman feshedebilirsiniz.

Türkiye’de 76 milyon cep telefonu, 64 milyon internet, 11 milyon sabit telefon, 8 milyon civarı uydu abonesi bulunuyor. Çoğu telekomünikasyon sektörünü ilgilendiren bu abonelikleri daha makul fiyata alabilmek için uzun süreli taahhütler veriliyor. 36 aya kadar çıkan taahhütler söz konusu. Çoğu sözleşme 12 aydan daha fazla süreyi kapsıyor. İşte yapmanız gerekenler…

Ceza Şartı Bulunmuyor

Sözleşmenin uzun süreli olması hizmet alınan şirketin esiri olmak anlamına gelmiyor. Aldığınız hizmetten memnun değilseniz ve hizmet kusuru varsa istediğiniz zaman sözleşmeden cayma (vazgeçme) hakkınız bulunuyor. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun bu konuda tüketicinin haklarını gözler önüne seriyor. Yasaya göre; 1 yıldan uzun aboneliklerden ceza ödemeden caymak mümkün.

Ek Fatura Çıkaramaz

Cezadan ne kastediliyor? Örneğin; bir cep telefonu operatörüyle 2 yıllık sözleşme imzalayıp 5’inci ayda sözleşmeyi feshetmek isterseniz firma “2 yıllık fatura bedelini öde” diyemez. Öte yandan, “Cayma hakkını kullanırsan 4 aylık fatura tutarında ceza ödeyeceksin” diyemez. Bir spor salonu da 1 yılın üzerindeki sözleşme kapsamında başta peşin ödenen paranın kalanını (cayma tarihinden itibaren) “İade etmiyorum” deme hakkına sahip değil.

Ödenecek Bedeller

Bazı firmalar abonelerin gözünü korkutarak yüksek tutarlar ödeyebileceğiyle ilgili vatandaşa yanlış bilgi veriyor. Oysa yasa açık ve net. Abonenin ödeyeceği tutar indirimler, taahhüt karşılığında modem, telefon gibi cihaz bedeli ve ödenmemiş fatura bedelleridir. Ödenecek tutar ise cayma tarihi itibarıyla ödenen faturanın üzerindeki indirimlerin toplamını geçemez.

Tüketici Lehine Bir Ayrıntı

Cayma esnasında tüketici lehine olan bir husus daha var. O da cayma zamanı. Örneğin 24 aylık bir aboneliğiniz varsa ve siz 13’üncü ayda bunu feshetmek isterseniz ödeyeceğiniz indirim bedeli 13 ay üzerinden değil, geri kalan 11 ay üzerinden hesaplanır. Bu konudaki detay da Abonelik Sözleşmesi Yönetmeliğinin 16’ncı maddesinde yer alıyor.

İstersen Cihazı İade Edebilirsin

Abone taahhüt kapsamında modem, telefon, uydu alıcısı ve benzeri cihazlar almışsa iade etmek zorunda değil. Cihazları, makul kullanım bedelini ödeyerek iade edebilir. Yine tüketici adres değiştirdiyse ve yeni adreste mal ve hizmetin kalitesi düşmüşse tüketicinin abonelik sözleşmesi herhangi bir bedel ödemeksizin feshetme hakkı var.

Abonelik Sözleşmesi Sorunları İçin Neler Yapılabilir?

* Firmalar sözleşme feshinde cezada diretirse cezanın iptali için tüketici hakem heyetine başvurun.
* Gümrük Bakanlığı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) şikayet de seçenek.
* Şikayet için ‘[email protected]’ ve ‘[email protected]’ adreslerine mail atın.
* 1 yıldan az aboneliklerde firma, sözleşmede değişiklik yaparsa abone sözleşmeyi feshetme hakkına sahip.

Bilal Emin TURAN

6 Mart 2018 / tarafından / in
Vatandaşın abonelik sözleşmelerine yönelik şikayetleri arttı

Abonelik sözleşmeleri ile ilişkin şikayetlerin son dönemde artış gösterdiğini belirten Bakan Tüfenkci, “Abonelik iptaline rağmen faturalandırmanın devam ettirilmesi şikayetlerde başı çekiyor” açıklamasını yaptı. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, son dönemde abonelik sözleşmelerine ilişkin şikayetlerin arttığını belirterek, “Abonelik iptalinin zorlaştırılması ve iptal talebinin iletilmesinden sonra faturalandırmanın devam ettirilmesi şikayetlerde başı çekiyor.” dedi.

Abonelik sözleşmeleri şikayetleri arttı

Tüfenkci yaptığı açıklamada, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği’nde yer alan düzenlemelere aykırı işlem ve uygulamalarda artış olduğunu söyledi.

Abonelik sözleşmelerine ilişkin şikayetlerin son dönemde arttığını ifade eden Tüfenkci, hizmet sağlayıcı firmalarca abonelik iptalinin zorlaştırılması ve iptal talebinin iletilmesinden sonra faturalandırmanın sürdürülmesinin bu şikayetlerde başı çektiğini bildirdi.

İptal işleminin yerine getirildiğine dair tüketiciye herhangi bilgi veya belge verilmemesinin yönetmeliğe aykırı olduğuna işaret ederek, taahhüt süresi bitiminde abonelik sonlandırılsa da farklı isimler altında ücret talep edilmesi, sözleşmenin otomatik yenilenmesi, taahhütlü aboneliklerde süresinden önce sözleşmenin feshi durumunda cayma bedelinden daha yüksek ücret istenmesi gibi konuların şikayetler arasında yer aldığını anlattı.

“Sözleşme koşulları tüketici aleyhine değiştirilemez”

Elektrik, su, doğalgaz gibi hizmetlerin yanı sıra elektronik haberleşme sektöründe faaliyet gösteren işletmecilerce sağlanan internet, sabit telefon, GSM, uydu platformu ile kablo TV hizmetlerinin sunumuna ilişkin tüketicilerle imzalanan abonelik sözleşmelerinde uyulması gereken usul ve esasların yönetmelikle düzenlendiğini anımsatan Tüfenkci, şöyle devam etti:

“Bu kapsamda, sözleşmede öngörülen koşullar, sözleşme süresince tüketici aleyhine değiştirilemez. Tüketiciden, kendisine sunulan mal veya hizmet kapsamında haklı olarak yapılmasını beklediği ve sözleşmeyi düzenleyenin yasal yükümlülükleri arasında yer alan edimlerle sözleşmeyi düzenleyenin kendi menfaati doğrultusunda yaptığı masraflar için ek bedel talep edilemez. Belirli süreli abonelik sözleşmelerine, belirlenen süre kadar sözleşmenin uzayacağına ilişkin hükümler konulamaz. Abonelik sözleşmesi sadece tüketicinin talepte bulunması veya onay vermesi halinde uzatılabilir. Satıcı veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshi için daha ağır koşullar içeren bir yöntem belirleyemez.”

“Tüketicinin fesih talebi 7 günde sağlanmalı”

Tüketicinin süresinden önce taahhütlü aboneliğini sonlandırması durumunda, satıcı veya sağlayıcıların yalnızca sundukları indirimlerle taahhüt kapsamındaki mal veya diğer faydaların tahsil edilmemiş bedellerini isteyebileceğini dile getirdi. Satıcı veya sağlayıcının, tüketicinin fesih talebini bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren en geç 7 gün içinde yerine getirmekle yükümlü olacağını belirten Tüfenkci, şunları kaydetti:

“Satıcı veya sağlayıcı, abonelik sözleşmesinin feshedildiği bilgisini yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı yoluyla tüketiciye bildirmekle yükümlüdür. Aboneliğin belirtilen süre içinde feshedilmediği durumlarda, bu sürelerin bitiminden itibaren mal veya hizmetten yararlanılmış olsa da tüketiciden herhangi bir bedel talep edilemez.”

Tüketicinin ekonomisine zarar veren uygulamalar hakkında Bakanlık tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve mevzuatı ihlal eden satıcı veya sağlayıcılar hakkında

idari işlem uygulandığını dile getiren Tüfenkci, “Bakanlığımız bu konuda gerekli tüm tedbirleri almaktadır.

Tüketicinin bilinçli hareket ederek hassasiyet göstermesi önemlidir, mevzuatı ihlal eden satıcı veya sağlayıcıları Bakanlığa veya ticaret il müdürlüklerimize bildirmesi büyük önem arz etmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

6 Mart 2018 / tarafından / in
Enflasyon, şubatta beklentilerin üzerinde arttı

Enflasyon, şubatta beklentilerin üzerinde arttı

Şubatta aylık TÜFE artışı yüzde 0.73 ile piyasa beklentisinin bir miktar üzerinde geldi. Gıda fiyatlarında yüzde 2,24 yükseliş gözlenirken, çekirdek enflasyonda 0.49 artış var. Olumlu baz etkisinin de etkisiyle enflasyonda aşağı yönlü seyir devam ediyor. Ancak, şubat gerçekleşmesi piyasa beklentisinin bir miktar üzerinde gerçekleşti. Şubat ayında TÜFE aylık bazda yüzde 0.73 artış gösterirken, yıllık enflasyon yüzde 10.35’ten yüzde 10.26’ya geriledi. Piyasada aylık bazda yüzde 0.5 civarında artış öngörülüyordu.

Çekirdek enflasyon ise şubatta yüzde yüzde 0.49 artış gösterirken, yıllık artış 11.94 olarak gerçekleşti. Gıda fiyatlarında aylık bazda yüzde 2.24 artış yaşanırken, bu grupta yıllık fiyat artışı yüzde 10.27 oldu. TÜİK, şubat enflasyonunu açıkladı. TÜFE’de (2003=100) 2018 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 0,73, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 1,76, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,26 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 11,23 artış gerçekleşti.

Aylık en yüksek artış yüzdesi sağlık grubunda

Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Şubat ayında endekste yer alan gruplardan, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 2,24, eğlence ve kültürde yüzde 1,89, ev eşyasında yüzde 1,23 ve lokanta ve otellerde yüzde 0,95 artış gerçekleşti.

Aylık düşüş gösteren tek grup yüzde giyim ve ayakkabı

Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Şubat ayında endekste yer alan gruplardan sadece giyim ve ayakkabı grubunda yüzde 4,09 oranında düşüş gerçekleşti.

Yıllık en fazla artış yüzdesi ev eşyasında

TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre ulaştırma yüzde 13,19, giyim ve ayakkabı yüzde 11,77, lokanta ve oteller yüzde 11,53 ve eğitim yüzde 10,88 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama grupları oldu.

Yurt içi üretici fiyatları yüzde 2,68 arttı

Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE), 2018 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 2,68, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 3,69, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 13,71 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 15,50 artış gösterdi. Sanayinin dört sektörünün bir önceki aya göre değişimleri; madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 1,82, imalat sanayi sektöründe yüzde 1,49, elektrik ve gaz sektöründe yüzde 21,10, su sektöründe yüzde 0,42 artış olarak gerçekleşti.

Aylık en fazla artış elektrik ve gaz sektöründe

Bir önceki aya göre en fazla artış; yüzde 21,10 ile elektrik ve gaz, yüzde 7,57 ile ham petrol ve doğal gaz, yüzde 5,71 ile ağaç ve mantar ürünlerinde (mobilya hariç) gerçekleşti. Buna karşılık kok ve rafine petrol ürünleri ise bir önceki aya göre yüzde 1,11 düşüş gösterdi.

Ana sanayi gruplarında aylık en fazla artış enerjide

Ana sanayi grupları sınıflamasına göre 2018 yılı Şubat ayında aylık en fazla artış enerjide ve yıllık en fazla artış ara mallarında gerçekleşti.

6 Mart 2018 / tarafından / in